Köpeklerin Sahiplerini Yalaması: Sadakat mi, Strateji mi?
Köpekler sahiplerini neden yalar? Basit cevap: Sevgi. Gerçek cevap: Biraz sevgi, biraz da fırsatçılık. Çünkü köpekler, dünyanın en eski gözlemcilerinden biridir. Konuşmazlar ama kaydederler, sormazlar ama anlarlar ve çoğu zaman bizden daha iyi okurlar bizi.
Sevgi gösterisi mi? Evet, çoğu zaman öyledir. Yalama, onların “sen olmasaydın ben burada olamazdım”, “sen benim dünyamsın”, “sen benim için teksin”, “sadece sen bana iyi davranıyorsun” senden başka beni seven yok” şeklinde mesaj ilettiği bir sevgi gösterisidir. Kuyruk sallama önsöz ise, yalama imzadır. Ancak sevgi gösterisi ile “bağlılık performansı” arasındaki ince çizgiyi de unutmamak gerekir.
Bir köpek sizi yaladığında aslında sizi tarar. Hangi streslere maruz kaldığınızı, kiminle görüştüğünüzü, bugün nerede yürüdüğünüzü öğrenmeye çalışır. Dil, onlar için biyolojik bir dedektör cihazıdır, bir nevi mobil laboratuvar.
Üzgünseniz yanınıza gelir, sizi yalar. Stresliyseniz yine gelir, yalar. Bu bir teselli olabilir ama aynı zamanda “dengeyi ben kurarım” mesajı da olabilir. Sürü düzeninde fiziksel temas hiyerarşi ve bağ göstergesidir. Yani bazen o küçük dil hareketi, sandığınızdan daha bilinçlidir.
İşin romantizmini bir kenara bırakalım, insan derisi tuzludur. Ter, krem, yemek kalıntısı… Köpeğiniz bazen sizi sevdiği için değil, lezzetli bulduğu için yalıyor olabilir. Hayatın bazı gerçekleri romantik değildir.
Yaladığında tepki alıyorsa, davranış pekişir. Gülüyorsanız kazandı, konuşuyorsanız kazandı, ittiğinizde bile kazandı. Çünkü onun için mesele temas değil, etki üretmektir.